Herhalde çocukların önlerindeki en büyük sorun, reşit olmadıkları ya da toplum üzerinde yeterince baskı kuramadıkları için haklarını savunamamalarıdır. Bunun bir sonucu olarak çocuklar, en doğal hakları olan oyun oynama konusunda yeterli edinime sahip değillerdir. Belki avukat olan bir belediye başkanı bu durumdan daha iyi anlayabilir ve buna uygun hareket edebilir, ancak günümüz belediyelerinin büyük bölümü tarafından çocukların oyun gereksinimleri ve hakları, ikinci plana itilmekte ve kısa vadeli çıkarlar için feda edilmektedir.
Bununla birlikte, sağlıklı bir toplum, sağlıklı bir gelecek, sağlıklı kuşaklar oluşturabilmenin yolu, sağlıklı bir çocukluk dönemi ortaya çıkarılabilmesine bağlıdır. Bir belediye başkanı önündeki en önemli konulardan bir tanesi bu olmalıdır. Ancak belediyelerin icraatları izlendiğinde, sağduyulu bir biçimde ele alındığında görülebilir ki çocuklara pek az ilgi gösterilmektedir. Her geçen gün yeşil alanların, parkların, çocukların üzerinde özgürce koşabilecekleri alanların sayısı ya da büyüklüğü azalmaktadır.
Durumu yakından incelemek isteyenler için Bursa'yı incelemek ilgi çekici veriler ortaya çıkarabilir. Yeni yeni gelişmekte olan bir büyükşehir olarak Bursa, Türkiye'yi iyi yansıtan bir örnek olarak ele alınabilir. Bunun doğal bir sonucu olarak Bursa belediye başkanı tarafından gerçekleştirilen icraatların, Türkiye genelindeki belediye başkanı davranışına örnek teşkil edebileceği düşünülebilir. Elbette beş parmağın beşi de bir değildir, ancak sonuçta parmakların hepsi parmaktır. Bir parmağı anlamak, diğer parmakları da bir noktaya kadar anlamak anlamına gelir.